KAYIP (ÖYKÜ) GİRİŞ

 

Üst katındaki yaşlı kadın yalnız yaşıyordu. Gençliğindeki zarafet çevresindeki topluluğu kısa sürede artırmış, yaptığı iş nedeniyle yaşadığı küçük kasabada kendisini tanınır hale getirmişti. Günler, günleri kovalamış, aylar yılları derken zamanın insan üzerindeki acımasızlığı vuku bulmuştu. Pürüzsüz elleri yitip gitmiş, çok uzaktakini fark eden gözleri donuklaşmış arada bir kapısını çalan torununu bile neredeyse tanıyamaz hale gelmişti.

 

Cuma akşamları yorgunluğunu atmak için gittiği mekânlarda ilgi odağı olur, kadın erkek ona selam verebilmek, sohbetini biraz olsun uzatabilmek, ortak konulardan bir kanalda coşku ile akan suya benzer konuşabilmek arzusuyla etrafını çevrelerlerdi. O bu durumdan hiç sıkılmaz, karşılaştığı her kimse ilgi durumuna göre uzun ya da kısa sohbet ederdi. Çevresindekileri hayran bırakan konuşması, güzelliği sanki duvara asılması gereken Rönesans tablosu gibiydi.

 

Yorumlar